ust_img

Gauss Kimdir ?

 

Carl Friedrich Gauss

(30 Nisan 1777 – 23 Şubat 1855)

Alman Kökenli Matematikçi ve Bilim Adamı

 

"Matematiğin Prensi" olarak anılan Gauss`un henüz üç yaşındayken, babasının kağıt üzerinde yaptığı hesapları kafasından kontrol edip düzelterek dehasını belli etti. Gauss`un ilkokul öğretmeni J.G. Büttner, öğrencilerini oyalamak için 1`den 100`e kadar olan sayıları toplamalarını isteyince, Gauss cevabı birkaç saniye içinde bularak öğretmenini hayrete düşürdü. Küçük Gauss, sayı listesinin iki zıt ucundan birer sayı alıp topladığında hep aynı sonucun çıktığını farketmişti: (1 + 100) = (2 + 99) = (3 + 98) = ... = (51 + 50) = 101, vs. Böylece 1`den 100`e kadar olan sayıların toplamı 50 × 101 = 5050 oluyordu.

1796`da kenar sayısı bir Fermat asalı olan her düzgün çokgenin, sadece cetvel ve pergel kullanılarak çizilebileceğini kanıtladı. Bu tür cetvel ve pergel problemleri Antik Yunan`dan beri matematikçileri meşgul etmekteydi, dolayısıyla da Gauss`un keşfinin önemi büyüktü. Gauss bu başarısından o kadar memnun oldu ki, mezar taşına bir düzgün on yedigenin oyulmasını vasiyet etti. Ne var ki, daireye çok yakın olan bu şeklin oyulması çok zor olacağından, vasiyetini yerine getirecek bir taş ustası bulamadı.  

Bir ay kadar sonra, yine kendi keşfi olan modüler aritmetik fikrini kullanarak, sayılar kuramında "karesel karşılıklılık ilkesi" (Alm. quadratisches Reziprozitätsgesetz) olarak bilinen çok önemli teoremi kanıtladı. İlk olarak Euler ve Legendre tarafından ortaya atılmış ama kanıtlanamamış olan bu teorem, ikinci dereceden denklemlerin çözülebilirliğinin belirlenmesini sağlıyordu. Yine aynı yıl içinde Gauss, asal sayıların tamsayılar arasındaki dağılımına ilişkin önemli bir sonuç buldu. Bundan kısa bir süre sonra da, her tamsayının en fazla üç üçgensel sayının toplamı olarak yazılabileceğini kanıtladı. Ekim 1796`da ise katsayıları sonlu bir cisimden gelen polinomların çözümleriyle ilgili bir sonuç yayımladı. (Bu sonuç, 150 yıl sonraki Weil varsayımlarının da çıkış noktası olmuştur.

24 yaşındaki Gauss, üç aylık bir çalışmadan sonra, Ceres`in tekrar görülebileceği pozisyonu hesapladı, ve 31 Aralık`ta iki ayrı astronom (Franz Xaver von Zach ve Heinrich Olbers), Ceres`i tam Gauss`un söylediği pozisyonda gözlemlediler. Zach, "Doktor Gauss`un zeki çalışması ve hesapları olmasaydı, Ceres`i tekrar bulamayabilirdik" diyerek Gauss`un katkısına teşekkür etti. Gauss, astronomide kariyer yapmayı düşündü, ve 1807`de Göttingen Üniversitesi`nde astronomi profesörü ve gözlemevi müdürü olarak çalışmaya başladı. Hayatının sonuna kadar aynı üniversitede çalışacaktı.

Gauss en karmaşık hesapları aklından yapabilmesiyle de ünlenmişti. Anlatılana göre, Ceres`in izleyeceği yörüngeyi nasıl bu kadar hatasız hesaplayabildiği sorulunca, "logaritma kullandım" cevabını vermiş, logaritma cetvelini nasıl bu kadar hızlı kullanabildiği sorulunca da "cetvele ne gerek var, hepsini kafamda hesaplıyorum!" demiştir.

1818`de Hannover eyaleti için yüzey ölçümleri yapan Gauss, bu ölçümler için helyotropu (güneş ışığı ve aynalar yardımıyla doğrultu gözlemleri yapmaya yarayan aygıt) icat edip kullandı.

Gauss`un ismi matematik ve fizikte onlarca teorem, formül ve kavrama verilmiştir. Cgs sistemindeki manyetik alan birimi 1 Gauss`tur.

1989-2001 yılları arasında Gauss`un resmi, bir normal dağılım eğrisiyle beraber, 10 DM banknotlarının üzerine basılmıştır.

1977`de, Gauss`un 200. doğumgünü şerefine, Doğu Almanya ve Batı Almanya`da ayrı ayrı hatıra pulları basılmıştır.

Ay`daki Gauss krateri, "1001 Gaussia" asteroidi ve Antarktika`da sönmüş bir volkan olan Gaussberg, Gauss`un anısına isimlendirilmiş bazı doğal oluşumlardır.

Almanya`nın Dransfeld kentindeki 51 metrelik beton gözlem kulesinin ismi Gauss Kulesi`dir.

Alman yazar Daniel Kehlmann`ın 2005 tarihli romanı Die Vermessung der Welt (Dünya`nın Ölçümü), Gauss ve Alexander von Humboldt`un hayatlarını konu almaktadır.